İran ve Ukrayna savaşlarının ardından Pentagon, hava üslerini seyir füzeleri ve İHA’lara karşı koruyacak yeni nesil hava savunma sistemi için düğmeye bastı.
Başlıklara göz atın
- Seyir füzeleri ve her sınıftan İHA hedefte
- İran saldırıları Pentagon’un yaklaşımını değiştirdi
- Ukrayna savaşı da yeni konsepti şekillendiriyor
- Tek sistemde yüksek ateş gücü ve gelişmiş komuta kontrol
- Taşınabilir ve modüler yapı isteniyor
- Hava üslerinin korunması uzun süredir tartışılıyor
- Yeni nesil tehditlere karşı yeni savunma anlayışı
ABD Hava Kuvvetleri, ülke içindeki ve yurt dışındaki hava üslerini seyir füzeleri ile insansız hava araçlarına (İHA) karşı koruyacak yeni nesil kara konuşlu hava savunma sistemi tedarik etmek üzere savunma sanayi şirketlerine bilgi talebinde bulundu.
Defense News’ten Michael Peck’in haberine göre, ABD Hava Kuvvetleri’nin yayımladığı bilgi talebi dokümanında, “ABD Hava Kuvvetleri varlıklarını koruyacak kara konuşlu lançer çözümü sağlayabilecek sanayi ortaklarının belirlenmesinin” hedeflendiği belirtildi. Şirketlerin 6 Ağustos’a kadar başvuru yapması bekleniyor.
Seyir füzeleri ve her sınıftan İHA hedefte
Yayımlanan teknik gereksinimler, ABD Hava Kuvvetleri’nin yalnızca seyir füzelerine değil, çok farklı boyut ve kabiliyetteki insansız hava araçlarına karşı görev yapabilecek çok katmanlı bir sistem aradığını ortaya koyuyor.
Buna göre geliştirilecek sistemin;
- Seyir füzelerini önleyebilmesi,
- ABD sınıflandırmasına göre Grup 1 (10 kilogramdan hafif) küçük dronelardan,
- Grup 5 sınıfındaki (600 kilogramın üzerindeki) büyük insansız hava araçlarına kadar tüm tehditleri etkisiz hale getirebilmesi isteniyor.
Bu da aynı sistemin hem kamikaze FPV droneları hem de RQ-4 Global Hawk büyüklüğündeki yüksek irtifa insansız hava araçlarını vurabilecek kapasitede olmasını gerektiriyor.
İran saldırıları Pentagon’un yaklaşımını değiştirdi
ABD’nin bu adımı, Orta Doğu’da son dönemde yaşanan çatışmaların ardından geldi.
İran’ın balistik füze ve İHA saldırıları sırasında ABD ve müttefiklerine ait çok sayıda askeri üs hedef alınırken, saldırılarda kritik hava unsurları da zarar gördü.
ABD kaynaklarına göre İran saldırılarında;
- Bir E-3 Sentry AWACS erken ihbar ve kontrol uçağı imha edildi,
- Suudi Arabistan’daki üslerde en az beş KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağı hasar gördü,
- Birden fazla hava savunma radar sistemi kullanılamaz hale geldi.
Bu gelişmeler, hava üslerinin yalnızca uzun menzilli balistik füzelere değil, düşük maliyetli ve yoğun şekilde kullanılan İHA sürülerine karşı da korunması gerektiğini ortaya koydu.
Ukrayna savaşı da yeni konsepti şekillendiriyor
ABD Hava Kuvvetleri’nin yayımladığı bilgi talebinde Ukrayna-Rusya savaşından çıkarılan derslerin de etkisi hissediliyor.
Savaş boyunca her iki taraf da yüzlerce kamikaze İHA ve seyir füzesini aynı anda kullanarak hava savunma sistemlerini doyurmaya çalıştı.
Bu saldırılar yalnızca kritik askeri altyapıları hedef almakla kalmadı, aynı zamanda savunma tarafının pahalı önleme füzelerini hızla tüketmesine yol açtı.
Pentagon da benzer senaryolara karşı daha yüksek atış hızına sahip, daha fazla mühimmat taşıyabilen ve uzun süre kesintisiz görev yapabilecek sistemler geliştirmeyi hedefliyor.
Tek sistemde yüksek ateş gücü ve gelişmiş komuta kontrol
ABD Hava Kuvvetleri’nin talepleri arasında yüksek mühimmat kapasitesi de öne çıkıyor.
Şirketlerden;
- Farklı mühimmat yükleriyle atış hızı,
- Toplam mühimmat kapasitesi,
- Sensörlerden gelen verilerin anlık paylaşımı,
- Komuta-kontrol (C2) sistemleriyle tam entegrasyon,
- Hedef tespit ve angajman süresinin en aza indirilmesi
gibi performans kriterlerini ayrıntılı şekilde açıklamaları isteniyor.
Taşınabilir ve modüler yapı isteniyor
Pentagon’un yayımladığı dokümana göre yeni sistemin;
- Kolay taşınabilir olması,
- Kısa sürede konuşlandırılabilmesi,
- Lazer aydınlatmalı atış kontrol sistemine sahip olması,
- Entegre sensörlerle çalışması,
- Bakım ve güvenlik için yerleşik test sistemleri barındırması
bekleniyor.
Ayrıca maliyet, personel ihtiyacı, lojistik destek ve bakım kolaylığı da değerlendirme kriterleri arasında yer alıyor.
Hava üslerinin korunması uzun süredir tartışılıyor
Hava üslerinin savunulması konusu ABD’de son yıllarda giderek daha fazla tartışılıyor.
Geçen yıl ABD Hava Kuvvetleri Karargâhı’nda görev yapan bir strateji uzmanı, hava üslerinin korunmasında Kara Kuvvetleri’nin Patriot gibi sistemlerine bağımlı kalınmasının sürdürülebilir olmadığını savunmuştu.
Uzman, özellikle ileri harekât üslerinde Patriot benzeri gelişmiş hava savunma sistemlerinin bulunmadığını, Hava Kuvvetleri’nin kendi güvenlik birliklerinin ise modern hava tehditlerine karşı yeterli donanıma sahip olmadığını ifade etmişti.
Yeni nesil tehditlere karşı yeni savunma anlayışı
Son yıllarda Ukrayna ve Orta Doğu’da yaşanan çatışmalar, düşük maliyetli kamikaze İHA’ların ve seyir füzelerinin modern hava üsleri için en büyük tehditlerden biri haline geldiğini gösterdi.
ABD Hava Kuvvetleri’nin başlattığı yeni tedarik süreci, yalnızca mevcut üslerin korunmasını değil; gelecekte farklı coğrafyalarda konuşlandırılacak ileri harekât üslerinin de çok katmanlı, mobil ve yüksek ateş gücüne sahip hava savunma sistemleriyle korunmasını amaçlıyor.


