ABD Hava Kuvvetleri, 1970’lerden bu yana görev yapan Minuteman III kıtalararası balistik füzelerinin yerini alacak LGM-35A Sentinel sistemi için ilk saha inşasını başlattı. ABD’nin nükleer üçlüsünün kara konuşlu ayağını oluşturacak Sentinel, yalnızca yeni nesil nükleer füze sistemi değil; haberleşme altyapısından komuta-kontrol ağlarına kadar stratejik caydırıcılık mimarisini baştan sona yenileyecek kapsamlı bir modernizasyon programı olarak geliştiriliyor.
Başlıklara göz atın
ABD Hava Kuvvetleri, ülkenin kara konuşlu nükleer caydırıcılığını gelecek onlarca yıla taşıyacak LGM-35A Sentinel kıtalararası balistik füze (ICBM) sistemi için sahadaki ilk inşa faaliyetlerini başlattı. Nebraska eyaletinde başlayan çalışmalar, Soğuk Savaş döneminden bu yana hizmet veren Minuteman III filosunun yerini alacak yeni nesil nükleer silah sisteminin ilk fiziksel altyapısını oluşturuyor.
Northrop Grumman tarafından geliştirilen Sentinel, yalnızca yeni bir kıtalararası balistik füze olarak tasarlanmadı. Program; füze siloları, komuta merkezleri, fiber optik haberleşme ağı, güvenlik sistemleri ve dijital komuta-kontrol mimarisini kapsayan kapsamlı bir modernizasyon projesiyle ABD’nin nükleer üçlüsünün kara konuşlu unsurunu tamamen yenilemeyi hedefliyor.
Army Recogniton’da yer alan habere göre, ABD Stratejik Komutanlığı (USSTRATCOM), 22 Temmuz’da Nebraska eyaletinin Kimball bölgesi yakınlarında yer altı iletişim koridorlarının inşasına başlandığını duyurdu.
Çalışma, yalnızca yeni bir altyapı projesi değil; aynı zamanda ABD’nin Soğuk Savaş döneminden kalan Minuteman III sisteminden yeni nesil Sentinel altyapısına geçişinde planlama aşamasının tamamlanarak uygulama sürecine girildiğini gösteren ilk somut adım olarak değerlendiriliyor.
Sentinel nedir?
LGM-35A Sentinel, ABD’nin 1970’li yıllardan bu yana hizmet veren LGM-30 Minuteman III kıtalararası balistik füze (ICBM) sisteminin yerini almak üzere geliştirilen yeni nesil nükleer silah taşıma kabiliyetine sahip füze sistemi olarak öne çıkıyor.
Program, yalnızca yeni bir füzenin geliştirilmesini değil; ABD’nin nükleer üçlüsünün kara konuşlu unsurunun baştan sona modernize edilmesini hedefliyor. Bu kapsamda yeni füze siloları, komuta merkezleri, haberleşme altyapısı, güvenlik sistemleri ve dijital komuta-kontrol ağı da inşa ediliyor.
Sentinel sisteminin Wyoming’deki F.E. Warren Hava Üssü, Montana’daki Malmstrom Hava Üssü ve Kuzey Dakota’daki Minot Hava Üssünde konuşlandırılması planlanıyor. Bu üç üs, ABD’nin kara konuşlu nükleer caydırıcılık gücünün bel kemiğini oluşturuyor.
Sentinel için dijital omurga kuruluyor
İlk etapta inşa edilen yer altı koridorları, Sentinel füze sisteminin ihtiyaç duyacağı güvenli iletişim altyapısını oluşturacak.
Bu koridorlar sayesinde füze lançman tesisleri, komuta merkezleri, güvenlik sistemleri, bakım tesisleri ve komuta-kontrol düğümleri fiber optik hatlarla birbirine bağlanacak. Böylece ABD’nin yeni nesil Nükleer Komuta, Kontrol ve Haberleşme (NC3) mimarisini destekleyecek yüksek güvenlikli dijital iletişim ağı kurulmuş olacak.
ABD Hava Kuvvetleri Nükleer Silahlar Merkezi Kıtalararası Balistik Füze Altyapısı Direktörü Peter Sturdivant, bu yaz yaklaşık 20 milden (32 kilometreden) fazla yer altı iletişim koridorunun pilot proje kapsamında döşeneceğini açıkladı.
Projede yönlendirmeli sondaj, titreşimli kablo döşeme ve açık hendek kazısı olmak üzere üç farklı inşaat yöntemi test edilerek en verimli uygulama modeli belirlenecek. Çalışmalar sırasında özel mülkiyete ait tarım arazilerindeki etkinin en aza indirilmesi hedefleniyor.

Minuteman III tamamen değiştirilecek
Northrop Grumman tarafından geliştirilen LGM-35A Sentinel, 1970’li yılların başından bu yana ABD’nin kara konuşlu nükleer caydırıcılığının temelini oluşturan LGM-30G Minuteman III füzelerinin yerini alacak.
İlk olarak Ground Based Strategic Deterrent (GBSD) programı olarak başlatılan proje yalnızca yeni bir füze geliştirilmesini kapsamıyor.
Program kapsamında yeni füze siloları, lançman kontrol merkezleri, haberleşme altyapısı, güvenlik sistemleri, lojistik ağları ve tamamen dijital komuta-kontrol mimarisi de inşa ediliyor.
ABD Hava Kuvvetleri, Sentinel sisteminin ilk operasyonel kabiliyetine 2030’lu yılların başında ulaşmasını hedefliyor.
ABD’nin nükleer üçlüsünün kara ayağı yenileniyor
ABD envanterinde halen Wyoming’deki F.E. Warren, Montana’daki Malmstrom ve Kuzey Dakota’daki Minot hava üslerinden yönetilen 400 adet operasyonel Minuteman III kıtalararası balistik füze bulunuyor. Bu kuvvet, ABD Donanması’nın balistik füze denizaltıları ve stratejik bombardıman uçaklarıyla birlikte ülkenin nükleer üçlüsünün kara konuşlu unsurunu oluşturuyor.
2026 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) da Sentinel’e geçiş sürecinde en az 400 operasyonel ICBM’nin 450 füze tesisinde muhafaza edilmesini zorunlu kılıyor.
Dijital altyapı en az füzenin kendisi kadar kritik
ABD Hava Kuvvetlerine göre Sentinel’in en önemli yeniliklerinden biri yalnızca yeni füze değil, onu destekleyen dijital altyapı olacak.
Yer altına döşenecek fiber optik iletişim ağı, eski bakır kablolara kıyasla çok daha yüksek veri kapasitesi, elektromanyetik etkilere karşı daha güçlü dayanıklılık, gelişmiş siber güvenlik ve daha düşük bakım maliyeti sunacak.
Yeni sistem ayrıca siber saldırılar, elektronik harp faaliyetleri ve fiziksel hasar durumlarında iletişimin kesintisiz sürdürülmesini sağlayacak şekilde yedekli olarak tasarlanıyor.
Yeni nesil stratejik caydırıcılığın temeli
Sentinel programı, birbirinden bağımsız çalışan eski füze tesisleri yerine sürekli veri paylaşabilen, yazılım güncellemelerine açık, kestirimci bakım yapabilen ve gelecekte geliştirilecek komuta-kontrol teknolojileriyle entegre olabilecek dijital bir füze ağı oluşturmayı hedefliyor.
Nebraska’da başlayan ilk saha çalışmaları bu nedenle yalnızca bir altyapı projesi değil, ABD’nin önümüzdeki on yıl boyunca Minuteman III sisteminin tüm bileşenlerini aşamalı olarak yenileyerek kara konuşlu nükleer caydırıcılığını geleceğe taşıyacak kapsamlı dönüşümün ilk somut adımı olarak değerlendiriliyor.


