NATO liderleri, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek zirvede son yılların en kritik güvenlik gündemlerinden birini ele alacak. Uluslararası güvenlik ortamının giderek daha karmaşık hale geldiği bir dönemde düzenlenen toplantı, yalnızca ittifakın mevcut sorunlarını değil, önümüzdeki yıllardaki stratejik yönelimini de belirleyecek bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Başlıklara göz atın
Ankara’daki zirve; Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sürmesi, Çin’in küresel etkisini artırması, Orta Doğu’da derinleşen krizler ve ABD’nin NATO içindeki rolüne ilişkin tartışmaların gölgesinde gerçekleştirilecek. Bu nedenle zirvenin, NATO’nun son yıllardaki en kritik siyasi ve askeri toplantılarından biri olması bekleniyor.
Trump dönemi NATO’daki dengeleri değiştirdi
Zirvenin önemini artıran başlıklardan biri de ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde Washington’ın NATO’ya yönelik yaklaşımı oldu.
Trump yönetiminin Avrupalı müttefiklerin savunma harcamalarını artırmaları yönündeki baskısı ve ABD’nin Avrupa güvenliğindeki uzun vadeli rolüne ilişkin belirsizlikler, ittifak içinde yeni bir denge arayışını beraberinde getirdi.
Bu süreçte Avrupa ülkeleri savunma alanında daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazırlanırken, Ankara Zirvesi’nin bu dönüşümün siyasi çerçevesini oluşturması bekleniyor.
Avrupa’nın güvenlik mimarisi yeniden şekillenebilir
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarıyla başlayan süreç, Avrupa’nın güvenlik anlayışında köklü değişikliklere yol açtı. Buna Orta Doğu’da artan istikrarsızlık ve Çin’in yükselen küresel etkisi de eklenince NATO’nun aynı anda farklı coğrafyalardan gelen çok yönlü tehditlerle karşı karşıya kaldığı bir tablo ortaya çıktı.
Uzmanlara göre Ankara Zirvesi, ittifakın bu yeni güvenlik ortamına nasıl uyum sağlayacağını belirleyecek kararların alınacağı kritik bir platform olacak.
Ankara Zirvesi’nde hangi başlıklar öne çıkacak?
Diplomatik kaynaklara göre zirvede öne çıkması beklenen konular arasında Avrupa’nın savunma kapasitesinin artırılması ilk sıralarda yer alıyor.
Bu kapsamda;
- Avrupa ülkelerinin konvansiyonel savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmesi,
- NATO’nun komuta yapısında değişikliklere gidilmesi,
- Savunma harcamalarının artırılmasına yönelik taahhütlerin somut askeri kabiliyetlere dönüştürülmesi,
- Savunma sanayisinde ortak üretim ve ortak tedarik projelerinin hızlandırılması,
- NATO’nun doğu ve güney kanatlarının güçlendirilmesi,
- Ukrayna’ya uzun vadeli askeri ve mali desteğin sürdürülmesi
gibi başlıkların zirvenin ana gündemini oluşturması bekleniyor.
Özellikle savunma sanayisinin NATO’nun öncelikli çalışma alanlarından biri haline gelmesi ve ortak üretim kapasitesini artıracak yeni projelerin duyurulması ihtimali dikkat çekiyor.
“NATO 3.0” yaklaşımı masada
Ankara Zirvesi’nin, son dönemde sıkça dile getirilen “NATO 3.0” yaklaşımının hayata geçirilmesi açısından da kritik öneme sahip olduğu değerlendiriliyor.
Bu yaklaşım, ittifakın yalnızca ABD’nin askeri kapasitesine dayalı yapısından uzaklaşarak Avrupa ülkelerinin daha fazla sorumluluk üstlendiği, yük paylaşımının yeniden tanımlandığı ve yeni nesil askeri kabiliyetlere odaklanan bir güvenlik mimarisine geçişi öngörüyor.
Bununla birlikte NATO’nun nükleer caydırıcılık politikasında temel rolün ABD’de kalması beklenirken, Avrupa ülkelerinin konvansiyonel savunma alanındaki sorumluluğunun artırılması hedefleniyor.
Türk yetkililer zirvenin tarihi önemine dikkat çekti
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, zirve öncesinde yaptığı değerlendirmede NATO’nun tarihindeki en kritik toplantılardan birine hazırlanıldığını belirterek, güvenlik ortamındaki belirsizlikler nedeniyle Ankara Zirvesi’nin tarihi bir dönüm noktası olacağını ifade etti.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de zirvenin yalnızca liderlerin bir araya geldiği diplomatik bir toplantı olmadığını, NATO’nun gelecekteki stratejik yöneliminin şekilleneceği önemli bir platform niteliği taşıdığını vurguladı.
Birlik görüntüsü kritik olacak
Diplomatik çevrelere göre zirvenin başarısı yalnızca alınacak kararlarla değil, müttefiklerin kamuoyuna vereceği birlik mesajıyla da ölçülecek.
Son yıllarda özellikle Atlantik’in iki yakasında yaşanan görüş ayrılıklarının ardından Ankara’dan çıkacak ortak görüntünün, NATO’nun caydırıcılığı ve siyasi bütünlüğü açısından önemli bir gösterge olacağı değerlendiriliyor.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de daha önce yaptığı açıklamalarda Ankara Zirvesi’ni, Lahey’de verilen taahhütlerin uygulamaya geçirileceği kritik toplantı olarak nitelendirirken, Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da zirvenin “gerçek anlamda tarihi” bir toplantı olacağını ifade etmişti.


